Neler Yiyoruz-Bebeklerimize Neler Yediriyoruz

Dilek Özadam - 18 Yorum

Mailime gelen bir yazıyı paylaşmak istedim,her zaman bebek beslenmesinde hazır gıdalardan ,hormonlu yiyeceklerden uzak durmak gerektiğini söylüyorum ve ben kendi adıma buna çok dikkat etmeye çalışıyorum.Sadece bebek beslenmesi için değil kendimiz içinde hazır ,rafine gıdalarda uzak durmak gerektiğine inanıyorum

Market raflarındakilerin hikayesi

Ne yersek oyuz, ne yersek onun gibi oluyoruz. Peki markettten
aldığımız üzüm, domates, mısır nasıl, bunları tanıyor muyuz? Sunay
Demircan’ın müthiş yazısını kaçırmayın…

Market raflarındakilerin hikayesi

Sunay Demircan’ın yazısı:

Markete gittiniz.

Yeşil sapları, şık karton kutuları, minik-yeşil etiketleri; Tek renk,
tek ses, tek yürek halleri; yüksek fiyatlarıyla tezgahların yıldızı,
kan kırmızı domatesler.

Yediniz mi?

Yiyeceksiniz!

Zira onlar, modern dünyanın gurur kaynakları.

“Tatmin olma” duygusu köreltilmiş, “yeter” sözünü defterinden çoktan silmiş insan evladının zeka ürünleri onlar.
Onlara şimdi domates diyorlar.

Devasa seralarda, tümüyle bilgisayar kontrolünde, topraksız koşullarda (su kültürü) yetişiyorlar.

Her birinin köküne birer serum hortumu bağlı, damla damla dökülüyor azotlar, fosforlar, kalsiyumlar. ..

Hava mı lazım?

Pompalar var, suyun içine gerektiği kadar hava basıyor.

Güneş mi lazım?

Cıvalı ampuller var, fotosentezi artıran yüksek basınçlı ışık basıyor.

Kuş mu lazım?

Aşk olsun!

Zamanı gelince, salınıyor bambus arıları içeri; dölleniversinler, kurda-kuşa muhtaç olmadan..

Çünkü onlar doğanın güvensiz derbederliğine terk edilemeyecek kadar değerliler.

Onlar, öbür dünyaya giderken yanımızda götüreceğimiz yatlar, katlar, plazmalar, plazalar…

Hala markettesiniz.

Süt içip kemikleri geliştirmek gibi bir inancın peşinde, dolaşıyorsunuz raflarda.

O, beyaz sıvının içinde protein, vitamin, bir sürü bakteri, mineral filan olduğunu düşünüyorsunuz.

Nasıl söylemeli, bilmem ki?

Aramızda kalsın ama, onun içinde artık bir şey yok!

İyisi mi bunu size, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ahmet Aydın söylesin “Süt
sağlıklı bir içecekken, raf ömrünü uzatmak için pastörizasyon, yüksek
ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline
getiriliyor. Bu işlemlerle sütün içindeki tüm bakterileri öldürülüyor.
Pastörizasyon, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engelliyor,
sindirim enzimlerini tahrip ediyor, tahrip olan ve sindirilmeyen
protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları
düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan
vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi
hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda
görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı
vardır…”.

Hadi bunları geçtik bir kalem. Siz o sütü veren ineğin başına gelenlerden haberdar mısınız?

İnek inek olmaktan çıkalı çok oldu.

Önüne konan her şeyi yiyen, bol hormon ve antibiyotikle ayakta durabilen, deri kaplı et parçaları onlar.

Günde 100 kilo süt (!) veren inek yaptılar.

Ne demek biliyor musunuz bu?

Market arabasını sürmeye devam.

Üzümleri gördünüz mü?

Sanki bağdan yeni gelmişler. Dipdiri, ipiriler.

Nereden geliyor bunlar?

Şili’den.

Şili mi?

Evet!

Kaç gündür buradalar?

3-5 gün oldu.

Düşünün, Şili’nin bir köyünde topluyorlar bunları.

Uzun yolculuklar sonunda bize geliyor. Bir süre bizim manavda
bekliyor.. Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de 3-5 gün daha, bana mısın
demiyor.

İyi ama, nasıl?

Şahane şeyler var, adına ilaç diyorlar. Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela:

Dane büyüklüğünü artırır,

Dane ağrılığını artırır,

Dane şeklini daha düzgün olarak değiştirir,

Tam olgunlaşmada bile daneye parlak sarı yeşil rengini verir,

Güçlü üzüm çöpüne rağmen dane sıkıca sapa bağlı kalır. Bu yüzden
yükleme taşıma esnasında danelenme nedeniyle olabilecek kayıplar
azalır,

Dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar,
Kullanım dozu yükseldiğinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir,

Yüksek kalite ve standart sağlar,

Raf ömrü uzar

Daha durun!

Petunya ve karnabahar geni konmuş mısırlardan yapılma cipsleri de yiyeceksiniz.

Geceleri de bahçenizi denizanası geniyle donatılmış buğdaylarla aydınlatacaksı nız.

Diyebilirsiniz ki, “hep olumsuz tarafından bakma, bu gelişmeler olmasa
açlığın önüne geçilemez”. İyi ama açlığın nedeni gıda üretimindeki
yetersizlik değil ki!

Tam tersine, bugün dünyada gıda üretiminde fazlalık var. Öyle ki, tüm
üretilen besinleri toplayıp, dünyadaki insan sayısına bölseniz, kişi
başına günlük 2 kilo gıda düşüyor.

Bu hepimizi besler de, yusyuvarlak bile yapar.

Sorun gıda üretiminin yetersizliği değil, aç olanların gıda alacak paralarının olmaması.

Ama, daha da vahimi, biz de o süt, domates, üzüm gibi oluyoruz.

Neye ağlayıp, neye güleceğimizi birileri bize anlatıyor.

Kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi de.

İnsan ilişkilerini artık klavye ve monitor üzerinden kuruyoruz.

Gün geliyor, öldürüyoruz.

Adına “bilgi” dedikleri rafine verilerle zihnimizi doldurup, enselerinde barkod yapıştırılmış mamül ürünler oluyoruz.

Ne diyelim?

NOT:Sevgili anneler bayrama kadar yokum,bu nedenle sorulara yanıt veremeyeceğim,herkese şimdiden iyi bayramlar

Yorumlar

  1. hilal bahşi dedi ki:

    8 aylık bebeğim evde yaptığım kekleri çok seviyor . Sık sık veriyorum bir zararı varmıdır

  2. şule çakır dedi ki:

    merhabalar dilek hanım benim bebeğim 4 mayıs doğumlu 2.460 kg 46 cm doğdu dr biraz sessiz birazda küstahdı pek bahsetmezdi sorun yok derdi bana kilosunda sorun yok dedi ama doğduğunda şok olduk 2 hafta erken doğdu sadece.2 sonra gittiğimde 2.350 ye düşmüştü şişlikler falan vardı demekki ismimiz zeynep erva.şuan kızım 7.100 gr 63.5 boyu var 5.ayından gün alınca kaşık mamalarından başladım az biraz sebze çorbası ve yoğurt yedirmeye devamettim ayrıca emmeye devam ediyor başlarda çok minikti ve gögüz uçlarım yok denecek kadar azdı ayrıca sütümde azdı çok zorlandım ama başardım emzirmeyi.şimdi ek gıdalara devam ediyorum sebze çorbaları yoğurt arada muhallebili mamalar yapıyorum bazı sabahlar cici bebe büzkivileri ile mama yapıyorum şuan için gelişimimiz sizce iyimi biraz grip şuan ilaç kullanıyoruz biraz iştahı kesildi gibi sebzelerden pek hoşlanmıyor yoğurduda biraz cici bebeyle tatlandırınca yiyoruz şükür şuan iyi gibi önerebileceğiniz bişey varmı çoook teşekkür ederim iyi çalışmalar…

  3. SuEl dedi ki:

    Kabız bebişlere tek çözüm armut diyorum başkada bişey demiyorum yedirin rahatlasın evlatcıklar

  4. melekyüce dedi ki:

    selam gülaycım ıgdır çok güzel bir şehir çok gittim ordada çok güzelmeyve sebzeler yetişiyor bol bol yesin ogluşun işte ne güzel

  5. gülay dedi ki:

    slm melekciğim bende ığdırlıyım çok yakınız ama gurbetteyim malatyaya gelin geldim fakat rizede evim eşimin görevi nedeniyle.2 güne ığdıra gidiyorum ailem köyde 1,5 ay kalıcam oğluma hep doğal şeyler yedireceğim için seviniyorum azda olsa fayda sağlar umarım

  6. melekyüce dedi ki:

    zeynepcim ben karstayım yani en uçtaaa

  7. gülay dedi ki:

    slm bu siteye ilk defa yazıyorum dünde yazdım ama nereye yazdığımı bulamıyorum ama artık aklımda tutarım benim 6,5 aylık efem var ve kabızlık sorunumuz var anne sütü ve ek besin alıyor mamayı sevmedi hiç sebze meyve yoğurt veriyorum tahıllı mama aldım yediremedim bende çorbasına katarak yediriyorum.pirinç patates vermiyorum kestim.kabızlıkla ilgili önerileriniz varmı

  8. zeynep yildirim dedi ki:

    selamlar
    melekcigim sen nerde yasiyorsun? ne guzel valla bende oyle dogal beslemek isterdim bebislerimi ama malesef oyle bir sansim yok :S ehh bizde dogal olmayarak beslenecegiz :S dedigim gibi alptusuma hazir mamalari veriyorum fakat zaten canim icim biraz olsunda rahat cunki doktorumuz bir bardak süt bile icse yeterli oldugunu yoksa dusunecek olsam psikolojim tamamen bozulurr cunki cok fazla endiseliyi bir anneyim..

  9. melekyüce dedi ki:

    zeynep yıldırımcım kardeşim en güzeli endogalını yemek bunun başka çıkar yolu yok mesela çok faydalı bildigimiz ıspanagın dalından koparılır koparılmaz vitamin degerinin öldügünü duydum deli oldum onuda yiyemeyeceksek ne yiycez benim bahçemde bostanım var bu sene fazla verim alamasam bile hersene çok alırdım ordan taze taze toplayıp çocuklara yedirdim tavuklarım var yumurtayı onlardan alıyorum peynirve sütü eşimin akrabalrı köyden taze taze gönderiyolar hımmm birde eşimi ikna edip bir keçi alırsam tam olacak :))bahçem çokbüyük keçi konusunda ciddiyim çünküçocuklarıma keçi sütü veriyorum pastorize olanlardan keçi alırsam ordan sagar veririm amaeşim onunla baş edemeyecegimizi düşünüyor biz kagızmanlıyız karsın ilçesi kagızmanda meyve çok yetişiyor görsen kurtlu kurtlu dogal yani meyvede genelde ordan alırız zatenşimdiye kadar evime dogal olmayan hiç birşey sokmadım eti kendimiz keseriz oda temiz çokmu konuştum neee neyse canım herkese dogal yaşam diliryorum iyigünler

  10. zeynep yildirim dedi ki:

    selamlar
    yaziyi okudum fakat ne sekilde beslenecegiz ve ne ye guvenip yiyecegiz egerki daha baska sekilde bir hayat varsa tavsiye edilsin oyle beslenip yiyelim ve bebeklerimizide o sekilde büyütelim..

Paylaş

*

css.php