Çocuk Sağlığı ve Şeker

Dilek Özadam - Yorum yapın

Şeker ve çocuk, ayrılmaz  ikili…Çocuk dediğin şeker, çikolata yer, hem sonra dedeler, anneanneler herkes  çocuğu mutlu etmek ister.. Hadi o zaman şeker alalım…Hem zaten birtaneden ne olacak , herzaman değil, çocuk bu canı çeker…Canım siz de hiç birşeye izin vermiyorsunuz…Sizi şekerlerle büyüttükte kötü mü yaptık…

Çok duydum bunları, eminim sizde duymuşunuzdur. Biz oldukça katıydık bu konuda, 3 yaşına kadar lolipopmuş, şekermiş vermedik ve verdirmedikte. Bayramlarda falan çikolata yedi bir iki sefer. Büyük bir zevkle, ağzına tıka tıka yerdi 🙂 O zamanlar kontrol etmek kolaydı , şimdi altı yaşında engellemek çok zor. Arkadaşlarında görüyor , markette soruyor ve istiyor… Kısacası artık kaçmak zor ama mümkün olduğunca az vermeye çalışıyorum ve istediği her seferde de neden almadığımı açıklıyorum. Hepimiz biliyoruz ki besinler, çocuk gelişimi açısından çok önemli.

1,5 -2 yaşına kadar bebeklerimizin beslenmesine çok özen gösteriyoruz, ancak aynı özeni nedense çocukluk döneminde devam ettirmiyoruz. Belki o zamana kadar fazlasıyla yorulmuş oluyoruz  ve 2 yaşından sonra bir rahatlama geliyor insana. Oysaki çocuk sağlığı da bizim için en önemli konu olmalı. Yapılan araştırmalar şekerin çocuk beslenmesinde gereğinden fazla yer tuttuğunu gösteriyor. Örneğin bebek mamalarında bile şeker var, bu da bebeği tatlılara daha fazla yönlendiriyor. Günümüzde artan aşırı şişmanlığın bir nedenide bebekken yenilen gizli şeker olsa gerek. Bebek mamasında anne sütüne oranla yüzde 60 daha fazla şeker bulunuyor!

Çocukları şekerden uzak tutmak oldukça zor, çünkü daha bebekken tatlılara eğilimli olarak doğuyorlar, örneğin anne sütü kendiliğinden hafif tatlı, ve ilk ek gıdaya başladıkları zaman da tatlı sebze ve meyveleri kabul etmeye eğilimliler.

Şeker deyince aklımıza genelde beyaz şeker, çikolata falan geliyor. Oysaki yediğimiz ve çocuklarımıza yedirdiğimiz bir çok gıda şeker yüklü. Paketlerin arkasına bakarsanız direkt olarak şeker yazmasa bile içleri şeker türevleri ile dolu . Bunlar neler mi? Sakaroz, esmer şeker, mısır şurubu, nişasta bazlı sıvı şeker, dekstroz, sorbitol, mannitol, xylitol, früktoz, meyve şurubu, glikoz, glikoz şurubu, bal, invert şeker, laktoz, maltoz, akçaağaç şurubu, melas, şeker şurubu, turbinado, amazake.

Bunlar sadece bazıları ve çoğu da kimyasal ve artık biliniyor ki uzun vadede hepsinin sağlığımız üzerinde birçok olumsuz etkisi var. Allerjilerden tutunda kansere kadar…

Biliyorsunuz günümüzde herşey artık kimyasal olarak üretiliyor.Şeker de öyle ve en büyük tehlike de şekerin genetiği ile oynanmış mısırdan üretilmesi.”Mısır şekeri” ya da “Nişasta bazlı sıvı şeker” de denilen bu “oynanmış” şeker, çikolata, gofret, gazlı içecek, baklava, mısır gevreği gibi endüstriyel gıdalarda en çok kullanılan şeker türü. Genetiğiyle oynanmış gıdalar ise, ayrı bir problem. Doğal olmayan insan tarafından labaratuvarlarda yaratılan bu genlere sahip yiyecekleri yediğimizde, bizim vücudumuzda da genlerimizi ilgilendiren değişiklikler olabileceğinden korkuyor bilim adamları. Günümüzde çok görülen besin alerjileri, kanser gibi rahatsızlıkların nedenlerinden biri olduğu düşünülüyor.

Bazı uzmanlar çocuğun diyeti ile davranışı arasında ilişki olduğuna inanıyorlar. Şekerin çocuklarda uyku problemlerine , huysuzluklara ve öğrenme güçlüğüne yol açtığını gösteren bazı çalışmalar var. Hatta hiperaktivite ile şekerin ilişkili olduğunu savunanlar bile var.

Bir anne olarak ne yapabilirsiniz ?

Bebeğiniz 1 yaşına gelene kadar kesinlikle şeker vermeyin, 1 yaşından sonra da şeker yerine bal, pekmez, agave şurubu (organik ürün satan marketlerde vardı ya da internete bakabilirsiniz) kullanabilirsiniz.

Kararlı olun ve eşinizin de desteğini alarak büyüklerinizin şeker veya çikolata vermesini engelleyin.

Araştırıcı olun ve evde yapabileceğiniz tarifler bulun. Ben artık dondurmayı bile kendim yapıyorum az şeker veya şurupla.

Şeker ve çikolataları özel zamanlarla sınırlamaya çalışın. Doğum günleri hafta sonları gibi.

Çocuğunuzu ödüllendirmek ya da neşelendirmek veya ağlıyorken susturmak için şeker vermeyin.

Gazlı içeceklerden örneğin meyva sularından, gazozlardan, colalardan uzak durun. Evinize asla sokmayın. Tam bir şeker deposu olan bu içeceklerden almamaya çalışın. İlk başta kendiniz bırakmalı ve iyi bir örnek olmalısınız.

Ev yapımı, sağlıklı tatlılara yönelin ve bunları akşam yemeği ile servis edin. Böylece çocuğunuz şekeri yemiş olduğu yemek ile dengeleyecektir. Eğer çocuğunuzun karnı açken tatlı verirseniz daha çok yemek isteyecektir.

Yumuşak bir tavır takının. Diyelim ki bir kutu şeker aldı, kesinlikle katı ve sert bir şekilde yasaklamayın. Bunun yerine , yemekten sonra yiyebileceğini, isterse şimdi 1 tane tadabileceğini yumuşak bir dille anlatın. Kendinize uygun bir anlaşma yolu bulun.

90/10 kuralına sadık kalmaya çalışın. %90 ev yemeği %10 abur cubur.

 

 

 

 

 

Paylaş

*

css.php